Flasplayerı indirmek içintıklayınız

Harikalar Ülkesi Albümün hikayesi...

Küçük bir kızdı o. Çılgınca şeyler yapmayı, çok severdi.Yaptığı en çılgınca şeylerden biri de bir bahar günü bu dünyaya inmekti. Annesi kucakladı onu ve kardeşleri. Epeyce kalabalıktı bu aile. Küçük kız çok sevildi. İlk kahramanı ablasıydı .Yazları bağevlerine giderler oradaki küçük elma ağacının altında ablasının okuduğu hikayeleri dinlerdi.

Yine böyle baharın o riyakar vaatlerinden bir gündü. Ablası bir şiir okurken küçük elma ağacının karnındaki büyük yarığa bakıyordu, birden gözlerine bir perde indi. Sonra sanki o yarıktan içeri girdi.Tuhaf bir atmosferdi içersi, ne hava ne toprak ne de su� Hepsi Huzurlu ve hoş bir şeyler hissetti. Tıpkı Alice gibi HARİKALAR DİYARI'ndaydı sanki.

Derken yürümeye başladı. Yol upuzundu.Yolun ortasında yuvarlak bir şey gördü. Bu şey, durmadan kendi etrafında dönüp duran, dört kollu dört bacaklı bir yaratıktı. Kız, "Çekil geçeyim" dedi. Yaratık: �Bana dokunursan geçmene izin veririm diye cevap verdi. Kız dokundu ve birden yaratık ikiye bölündü. İki kollu iki bacaklı birer kadın ve erkek oldular. Sonra kaçanı kovalamaya başladı, bir diğeri. Ve kız aşkı öğrendi. Aşk zordu. YALAN AŞK.

Kız aşkla büyüdü� Büyüdü. Sonra yoluna devam etti. Bir sürü insan gördü, meraklandı, kafası karıştı. Bazen kendini kaybetti. Yolun sonuna geldiğinde durdu. Düşündü. ARADIĞI ŞEY neydi?

Oysa hiçbir şey yolun sonu diye bitmezdi. Bir baktı ki başka bir yol daha var. Sanki bu yoldan defalarca geçmişti. DE JAVU.

Defalarca tekrarlanan deneyimler bitmeyecekti. Çünkü GERÇEK hiçbir zaman onu terk etmeyecekti... Çünkü bu kendini inkar etmek olurdu.

Kızgın, yalnız ve çaresizdi. Belki de en güzeli hiçbir şey hayal etmemekti. Hiçbir şey istememek. Aslında yol tekti. Sadece bir adım daha diyebilecek gücü ve izini istedi hayattan. YOL VER dedi.

Kaybolmuştu... Onu elinden tutup çıkaracak şey NEREDE idi. Kendine bir daha baktı ve dedi ki.: O şey benim! Yani kendini kurtaracak olan. Durum basitti.. Doğarsın, yaşarsın ve biter İstediği tek şey bu zinciri kırmaktı belkide. Yani bir fark yaratmak. Biraz daha tatlı kılabilmek hayatı.. Güzelleştirmek değiştirmek.. İçindeki özü bozmadan; yeni bir renk, tat verebilmek.. Tıpkı bir ELMA ŞEKERİ gibi.

Evet birden aklına Elma ağacı geldi.. Nerden gelmişti ki buraya ..Başa dönmüştü sanki yine Elma Ağacının dibine.. sonra ağacın ortasındaki yarık Kulağında tatlı bir melodi. Benim süt kokulu kardeşim. Saçlarında dolaşan ablasının ellerinden başka kimin elleri olabilirdi Sevmeyi hatırladı .. Sevilmeyi, neşelenmeyi hatırladı.Gözlerini açtı, yavaşça. Uyandığında ağacın gölgesindeydiler, ablasının okşayan eli bu kez işaret etti: Zera bana bir tane elma koparır mısın? Küçük kız.. Elmayı dalından koparırken gülümsedi.